:::Filistinli Küçük Kızın Feryadı::::



 




Ölümü ölümle korkutamazsın, Ey İsrail!

‘Ölüme meydan okuyan bir milleti, ölümle korkutamazsınız’!
Siyonistlerin Ortadoğuda işlediği katliama karşı, verilecek en keskin cevap bu olur heralde. Ölümü ölümle yıldırımazsın, ey İsrail! Savunmasız olarak gördüğün, üzerlerine her gün milyonlarca mermi yağdırıp vahşice katlettiğin insanlar değil senden, vesile olduğun, sonu şehadet olan ölümden, zerre kadar bile korkmuyorlar! Korkmuyorlar, çünkü gidecekleri adresi biliyorlar. Korkmuyorlar, çünkü onlar şevkle, aşkla, mevlasına kavuşuyorlar. Analar buğday eker gibi, gömüyor evlatlarını toprağa. Hasadı ‘kıyamete kadar özgürlük’ olsun diye. Kadınlar kocalarına mahşerlik bakıyor hep, senin katlettiğin topraklarda. Sevginin ebediyetini cennette yaşasın diye.Senin en delikanlı, en yürekli, vatandaşın, askerin, bürokratın, Filistinli 5 yaşındaki bir kız çocuğu kadar cesaretli ve asil değil. Onlar ki senin son sistem adrese teslim füzelerine, taşla cevap verip def ettiler seni Gazzeden. Korkudan ördüğün güvenlik duvarı, dayanırmı sanırsın iman dolu ‘taş çocukları ordusunun’ karşısında.
Kork ey İsrail! Bu sefer kendi kazdığın kör kuyuya düştün. Yardakçın, finans kaynağın, gerçek uşağın, fikir ve zikir baban ABD, Iraklı sivil halkın bireysel savaşı karşısında çılgına dönüyor her gün. Petrol rezervlerini işgal amacı ile demokrasi götüreceğim dediği Irak, siyonizme kısmi mezar olmuş durumda.
İslam Tarihi imanlı zaferlerle dolu. Yandaşlarının ataları İstanbul’a ikindi çayına yetişiriz dediğinden beri 88 sene geçti aradan. Seyid Onbaşının torunları atış talimleri yapıyor sana şimdi Lübnandan. Hayberde gözünü sokulan çomağın ölümcül sancılarını veriyorsun Elhamdülillah! Hazreti İbrahimin ateşine su taşıyan karınca bile korkutuyor seni.
Evet ‘katil İsrail’ korkunun ecele faydası yok. Askerlerin öldürmekten çok ölmemek için korku ile savaşıyor korkudan. Psikolojisi bozulmuş bir ordunun karşısında içinde ki Allah aşkı ile yanıp tutuşan mücahitlerden kurulu senin en düzenli orduna, ölümü koklatan, Hamas var, Hizbullah var, Şiiler var, Sünniler var, kısacası tüm ümmeti Muhammed var ey İsrail.
Adını duyduğunuzda dünayanızın karardığı, nutkunuzun tutulduğu, Resulun Ümmeti uyuyormu sandın. Onlar uyusa bile Rabbimiz olan Allah’ın ebabillerini de mi unutttun. Bir sabah güneşin doğduğu yerden ‘ebabiller’ doğarsa vahşetinin içine hiç de şaşma! Kısacası İsrail senin sonun hak. Buna yürekten inanmış olan o inasanları vahşetin doruğunda katletsende kurtuluşun yok. Akıttığın kan deryasında boğulup gideceksin sonunda.
Ne mutlu bizlere cennet teminatlarımız olan şehitlerin ordusu uçsuz bucaksız doldu taşıyor. Sen katledeceğin kadar katlet masum insanların eceli senin tasarrufunda değil ya. Rabbim ne dilerse o olur. Rabbim, senin yaptıklarının değerinini 9.0 lık depremler ile 1 dakikada ödetir. Bunu sakın unutma ve çıldırdığın kadar çıldır, katlettiğin kadar katlet masum insanları. Sonun çok yakın İsrail Selahattin Eyyübinin torunları şaha kalktı geliyor. Kudüs’e doğacak olan güneş seni eritecek sonunda.






Siyonist İşgal güçlerinin Filistin'in Gazze Bölgesinde Beyt Hanun semtinde gerçekleştirdiği Katliami..

Bu Görüntülere Çoook Teesüf Ettik.!

 

Dışişleri bakanlığımız, İsrail’e karşı bir türlü sert bir tavır takınamıyor.İsrail’in kadın, çoluk- çocuk demeden giriştiği son katliam da dışişleri bakanlığımızda “kaygı, teessür” yaratmakan öteye geçemedi.

Dışişleri Sözcüsü Namık Tan bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıda aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu 18 sivilin ölmesini “derin bir teessür ve esef”le karşıladıklarını belirtmekle yetindi. Dışişleri bakanlığımızdan çıkan en kabadayı ifade şunu aşamıyor: “İsrail’in orantısız güç kullanımının barış çabalarına darbe vuruyor”.

Türk dışişleri, katliama doymayan İsrail’e “seni kınıyoruz” dahi diyemiyor. İçli diplomatlarımız İsrail’in kanlı saldırıları karşısında üzülüyorlar.

Biz de kendileri için üzülüyoruz..

 

 

 

Filistin Cebalya Kampı'nda bulunan İslami Cemiye aracılığıyla Flistinli müslümanlardan dünya müslümanlarına çağrı:

Her gün çocuklarının kanlarıyla toprağı sulanan yerden size sesleniyoruz...

Çağrının tam metni...

 

Filistin Mazlumlarının Feryadı
— Dünyadaki tüm özgür halklara
— Tüm şerefli insanlara
— Vicdanları ölmemişlere
— Sesi kısılmamışlara

Buradan size sesleniyoruz
Filistin’de
Kudüs’ten
Barış ve sevgi şehrinden
Her gün çocuklarının kanlarıyla toprağı sulanan yerden size sesleniyoruz.
Hürriyetin manasını ömürlerinde hiç anlamamış, güzel yaşantıyı görmemiş ve işgali günü gününe yaşamış yaşlıların yalvaran haykırışlarıyla size sesleniyoruz.
Hayatlarının yarısını işgal güçlerinin zindanların da geçirmiş ve kalan yarısını da şimdi kabirde geçiren gençlerimizin yalvaran haykırışlarıyla size yalvarıyoruz.
Bomba ve top gürültüleri altında doğan mazlum Filistinli çocukların sesiyle size yalvarıyoruz.
Yavrularımız İsrail güçlerinin tahrip ettiği virane okullarda okuyor. Filistinli çocuklar kendi topraklarında oynayacak oyuncak bulamazken işgal edilmiş topraklarında İsrailli çocukların luna parklarındaki oyunlarını seyrediyorlar...

 


SİZE YALVARIYORUZ VE SiZDEN SADECE ADALET VE İNSAF İSTİYORUZ
Her gün İsrail güçlerinin saldırılarından ölen Filistin halkının yanında şerefli bir duruşla durmanızı istiyoruz.
Her gün İsrail uçaklarından atılan füzelerle tanklardan atılan bombalarla büyük küçük, hasta ayırt etmeden öldürülen Filistin halkının yanında şerefli bir duruşla durmanız için yalvarıyoruz.

YALVARIYORUZ!
Hükümetlerinize devlet başkanlarınıza sorun. Bu masun halktan yardımlarını niçin kestiler.
Niçin Filistin halkını yalnız ve zelil bıraktınız!
Yoksa bu halkın aç kalmasını mı istiyorsunuz?
Yoksa Filistin halkının İsrail’e boyun eğmesini mi istiyorsunuz?
Yoksa ne?
Filistin deki son durum çok tehlikeli ve patlamak üzere. Gerçekten yardımlar kesildikten sonra, ekonomik durum çok kötüleşti. Bu durum Filistin halkına ister istemez etki etti, ilaç azlığına ve fiyatlarının artmasına sebep oldu. Bundan dolayı halk hastanelere gidemiyor. Babalar okul ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için, çocuklarını okula gönderemiyorlar. Devlet memurları ve öğretmenler maaş alamıyorlar. Bu durum tüm ticari müesseseleri de etkiledi. Kısacası, Filistin’de hayat durmak üzere.
Bundan daha kötüsü, insanların umutları kayboldu, hırsızlık olayları çoğaldı. Arabalar, değerli eşyalar hatta insanların günlük ihtiyaçları olan ekmekler bile aç kalan insanlar tarafından çalınıyor. Bu durum tüm köylerde, kasabalarda ve şehirlerde baş göstermeye başladı.
Biz, mazlum ve öfkeli Filistin halkı olarak soruyoruz. Bunların hepsi niye?
Yoksa bunların sebebi Filistin halkının özgür ve demokratik seçimlerinin sonucu mu?
Yoksa bu zulüm haklarımıza sımsıkı sarılmamızdan dolayı mı bize reva görülüyor?
Yoksa bu zulmün sebebi dünyanın şımarık İsrail’le olan dostluklarından dolayı mı?
Yoksa Amerika korkusundan mı?
Dünyadaki bazı ülkeler tarafından, geçmişte olduğu gibi bugün de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde savaş suçlusu olduğundan dolayı hakkında davalar açılan Kasap Şaron’u İsrail halkı seçtiği zaman neden cezalandırılmadı. Bundan daha tehlikelisi bu günlerde dünya devletleri Şaron’u barış adamı diye vasıflandırıyor ve Filistin halkına terörist diyorlar. Yeni kurulan Filistin Hükümeti’nin İsrail’i tanımasını istiyorlar. Fakat soruyoruz dünya devletlerine: İsrail bizi tanıyor mu?

— Defalarca size yalvarıyoruz.
— YALNIZ KALDIK
— Özellikle şu günlerde yalnız kaldık.
— Bizleri yalnız bıraktınız.
Dünyayla ilişkimiz kesildi, kimse sesimizi duymuyor. Kimse İMDAT çağrımıza cevap vermiyor.
EY ŞEREFLİ İNSANLAR!
EY ÖZGÜR HALKLAR
ÖCÜMÜZÜ ALIN
DİRİLİŞ MUŞTUMUZA SİZ DE KATILIN
VE HAYKIRIN!
EN YÜKSEK SESİNİZLE BİZİMLE HAYKIRIN!
İNSANLIK ALEMİ’ NİN GÖRMEDİĞİ, DUYMADIĞI, BİZE REVA GÖRÜLEN BU ÇİRKİN SAVAŞIN, BU SOYKIRIMIN SONA ERDİRİLMESİ İÇİN VE AÇLIKTAN ÖLMEK ÜZERE OLAN MAZLUM FİLİSTİN HALKINI KURTARMAK İÇİN NE OLUR HAYKIRIN!
Bu halkın boyun eğmesini istiyorlar. Dünya coğrafyasından silmek istiyorlar.

NE OLUR!
Az da olsa Filistin halkına yardım edin
Hakka, Adalete ve özgürlüğe yardım edin.
Ümmetin çocukları acı çekiyor. Bizim acımız sizin acınızdır. Bizim özgür ve haklı mücadelemiz sizin mücadelenizdir. Bizim caddelerimiz, İsrail tufanında boğulursa, unutmayın ki sizin caddeleriniz de bu tufanda boğulacaktır.

EY MÜSLÜMAN EVLATLARI’ NERDESİNİZ…
KARDEŞİMİZ DEĞİL MİSİNİZ?
Bizi bir araya getiren tek şey Tevhit İnancı değil mi?
Yoksa bizim yok olmamız sizi sevindirecek mi?
Yoksa bizim aç kalmamız sizi mutlu mu edecek?

LÜTFEN!
Her gün tekrarladığınız: (Kalplerimiz sizinledir). Sözünün manası ne açıklar mısınız?
Filistin mazlumlarından bir kardeşiniz...

 

Filistinli Kadınların Beyt Hanun Direnişi
 
 

Filistin işgalcisi siyonist güçlerine karşı tarihin emsalsiz derinişini gösteren Filistinin kahraman kadınları siyonistlerin kurşunlarıyla al kanlara boyanarak unutulmaz bir destan daha yazdılar. Şehidlerin Anası Umm Nidal "hepimiz şehid olsak da asla teslim olmayacağız!" diyor...

Yorum Yaz